Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz, 2014

Ingmar Bergman ile İlgili Birkaç Mektup - #1

 

  İlgili Gönderiler:

- Monolog

- Yaban Çilekleri


 

  Doksan altı yıl önce doğan (14 Temmuz) büyük yönetmen Ingmar Bergman’a Stanley Kubrick tarafından gönderilen mektubun Türkçesini, Letters of Note’un birkaç yıl önceki bir gönderisinden çevirerek yayımlıyorum.

 

9 Şubat, 1960

Sayın Bergman,

Kuşkusuz, tüm dünyada bu notu önemsiz hale getirecek kadar övgü ve başarı yakaladınız. Bunu söylememin bir değeri var mı bilmiyorum ama, yönetmen bir meslektaşınız olarak dünyaya filmlerinizle yaptığınız olağanüstü ve harikulade katkılarınızdan dolayı övgülerimi ve şükranlarımı sunuyorum (İsveç’e hiç gitmedim bu yüzden tiyatro oyunlarınızı izleme zevkini hiç yaşayamadım). Yaşam vizyonunuz beni daha önce hiçbir filmin etkilemediği kadar derinden etkiledi. Sizin, şu anda iş başında olan en büyük film yapımcısı olduğunuzu düşünüyorum. Bunun da ötesinde, atmosfer ve ruh hali yaratma, icranın inceliği, mutlak olandan kaçınma ve karakterize etmedeki samimiyetiniz ve eksiksizliğiniz ile emsalsiz olduğunuzu söylememe izin verin. Bunlara bir de film yapımındaki tüm ögeleri eklemem gerekiyor. Muhteşem aktörlerle kutsandığınızı düşünüyorum. Max von Sydow ve Ingrid Thulin hafızamda canlı bir şekilde yer ediniyor ve oyuncu topluluğunuzda isimleri aklımda olmayan birçok kişi daha var. Size ve hepsine büyük şans diliyorum, ve her filminizi sabırsızlıkla bekliyorum.

 

  Saygılarımla

  Stanley Kubrick

 

 
   Bağlantılar:
 
 
.

12 Temmuz, 2014

Filmi Hissetmek


  Bu sabah The Criterion Collection’ın Facebook hesabından Cumartesi sabahı güzellemesi olarak aşağıdaki fotoğraf paylaşıldı. (Yazıyı okumaya başlamadan önce aşağıda paylaşacağım tüm dahiyane fikirlere gönülden katıldığımı söylemekle birlikte Criterion’ın gönderisinin yersiz olduğunu düşündüğümü  ve Cumartesi yahut Pazar sabahı sevgilinizle sevişmenin Bresson ya da Tarkovski’nin sinema üzerine fikirlerini okumaktan daha heyecan verici olacağını söylemeliyim. En azından bu gönderiyi okumayı Pazartesi’ye bırakılabileceğinizi düşünüyorum.)

  Büyük yönetmen Robert Bresson, bağlantılar kısmında adresini bulabileceğiniz ve benim de başka bir gönderide Türkçeye çevirip değineceğim röportajından alınmış ve Criterion’ın fotoğrafı üzerine not edilmiş bu cümlesinde “İnsanların bir filmi anlamadan önce hissetmelerini yeğlerim” diyordu.

 

 

  Bu cümleyi okuyunca daha önce de paylaştığım bir mektup aklıma geldi. Bir işçi kadın, Andrey Tarkovski’nin Ayna (Zerkalo) filmini izledikten sonra hissettiklerini Tarkovski’ye bir mektup vasıtasıyla anlatıyordu. Kadının cümlelerini paylaşmadan önce, Tarkovski’nin bu mektubu Ayna’nın gösteriminden sonra film eleştirmenlerinin onlarca yorum yapıp çözmeye çalıştıkları filminin, bu işçi kadın tarafından nasıl tamamıyla ve sadelikle anlaşıldığının bir kanıtı olarak belirttiğini hatırlatmalıyım.

"Filminizi bir hafta içinde tam dört kez seyrettim. Sinemaya gitmekteki tek amacım, filmi seyretmek değildi. Birkaç saat olsun gerçekten yaşamak, hayatı, gerçek sanatçılar ve insanlarla paylaşmaktı isteğim... Her şeyi; bana acı veren, eksikliğini duyduğum, özlemini çektiğim her şeyi, beni bunaltan veya sevindiren, beni mahveden ya da bana yaşama gücü veren her şeyi filminizdeki bir aynadan izledim. Benim için ilk kez bir film gerçekliğin ta kendisi olmuştu. İşte tam da bu yüzden gidip gidip filmi seyrediyorum, çünkü onunla ve onda yaşamak istiyorum. "


  Aşağıdaki fotoğrafı çeşitli sosyal platformlarda görmüş olma ihtimaliniz oldukça yüksek.

 

 

  Bu fotoğraf yukarıdaki mektupta bahis mevzusu olan Ayna filminin bir sahnesinden ibaret. Andrey Tarkovski Mühürlenmiş Zaman isimli kitabında hissetmek konusu üzerinde insanlardan beklentisine karşılık yönetmenin bakış açısının nasıl olması gerektiğini dair fikirlerini (neredeyse Bresson’a cevap niteliği taşıdığını söyleyebileceğimiz bir şekilde) bu sahneyi kullanarak şu cümlelerle açıklıyor:

“…örneğin Ayna’daki kadın kahramanızımla Anatoli Solonizin tarafından canlandırılan meçhul adamın karşılaştığı sahnede, görünürde tesadüfen karşılaşan bu iki insan arasındaki bağı, adam görüntüden çıktıktan sonra da sürdürüp işlemek bizim açımızdan çok önemliydi. Bu adam giderken kadın kahramanımıza dönüp ‘anlamlı’ bir bakış fırlatsa her şey fazlasıyla belirgin tek boyutlu olur, yanlış bir anlam kazanırdı. Aklımıza tarladaki rüzgar sahnesi böyle geldi. Rüzgar o kadar ani çıkar ki meçhul adamın dikkatini çeker, onu o yöne bakmaya zorlar… Böyle durumlarda kimse yaratıcının elindeki kozları göremez, somut bir maksat peşinde olduğunu kimse kanıtlayamaz.

  Seyirci, yönetmenin şu ya da bu yöntemi kullanmasına yol açan sebepleri bilmediği sürece perdede yansıtılan olayların, gözlemlerini perdeye aksettirerek yeniden üreten sanatçının ‘gözlemlediği’ hayatın gerçekliğine inanmaya hazırdır. Buna karşılık seyirci, yönetmenin amacını sezip o anda seyrettiği ‘anlatım’ eyleminin sanatçının neden gerçekleştirdiğini anlarsa, o zaman perdede gösterilen olaylara duygusal olarak katılmaktan hemen vazgeçer. Bunun yerine, tasarıyı ve onun nasıl gerçekleştirildiğini değerlendirmeye başlar. Kısacası, Mars’ın ünlü yayı gene döşekten dışarı fırlar; düşünce ve amaç fazla belirgindir çünkü.”

 

  Bağlantılar:

- Bresson on Cinema

.

31 Aralık, 2013

Kieślowski’nin Seçimi – On Film


   İlgili Gönderiler:

- Krzysztof Kieślowski #1

- Krzysztof Kieślowski #2

- Przypadek (Kör Talih)

- Tarkovski’nin Seçimi – On Film

- Bergman’ın Seçimi – On Bir Film


.

  “Bazı kimselere hayattaki manevra, gülünç ve kaba görünür. Taşkın hareketler, ağlamalar, haykırmalar…*. Eğer yılın son günü itibarıyla herhangi bir manevradan eksik kalma ihtimaliniz, bir ihtimal isteğiniz varsa, belki de film izlemek istersiniz.

  Mutlu yıllar.

                     La Strada                                                     Kes
                      (Fellini)                                            (Loach)

                            

 

Un condamné à mort s'est échappé ou Le vent Souffle où il Veut
(Bresson)

 

     Les quatre cents coups           Citizen Kane                          The Kid                

               (Truffaut)                       (Welles)                         (Chaplin)

        The Kid

 

                           Ivanovo Detstvo                               Muzykanci

                           (Tarkovski)                                     (Karabasz)

                                        

 

                             Barnvagnen                                     Intimní Osvětlení
                              (Widerberg)                                            (Passer)

                                       

.

25 Aralık, 2013

Birkaç Diyalog #2 – Kiril ve Yunan Teofanes


   İlgili Gönderiler:

- Birkaç Açılış

- Birkaç Diyalog #1 – Ölümle İlk Buluşma


 

  Göndereceğim ikinci diyalog, Andrey Rublev’den olacak. Kiril’in Teofanes ile karşılaştığı sahneyi önceki videoda olduğu gibi Türkçe alt yazıyla takip edebilirsiniz.

 

 

   Bağlantılar:

- Andrey Rublev

.

18 Eylül, 2013

Andrey Rublev, Kamera Arkası



 

  Beş dakikalık bu video, Andrey Rublev filminin setinden bazı görüntüleri ve Andrey Tarkovski’yi içeriyor. Kayda eşlik eden parça ise Arvo Pärt’tan: Spiegel im Spiegel.

.

16 Mart, 2013

Bergman’ın Seçimi – On Bir Film


  İlgili Gönderiler:

- Tarkovski’nin Seçimi – On Film


  Andrey Tarkovski’nin 1972 yılında film listesi oluşturmasından yirmi iki yıl sonra, Ingmar Bergman da Göteborg Film Festivali'nin (Filmkonst, 1994) broşüründe yayımlanacak bir başka liste oluşturdu. Fakat bu listede herhangi bir numaralandırma yoktu ve liste on bir filmden oluşuyordu.

 

               Andrey Rublev                                   Raşomon

                       

 .

     Sunset Boulevard                 The Circus                            Körkarlen

Sunset Boulevard      

.

           La Strada                      Die Bleierne Zeit       La Passion de Jeanne d’Arc

La Strada  Die bleierne Zeit   La Passion de Jeanne d'Arc 

.

   Le Quai Des Brumes                    Dyrygent                     Kvarteret Korpen

Le Quai Des Brumes    Dyrygent  Kvarteret Korpen

.

03 Mart, 2013

Birkaç Diyalog #1 – Ölümle İlk Buluşma


  İlgili Gönderiler:

- Birkaç Açılış


 

  Çeşitli filmlerden alınan kısa parçalara Türkçe alt yazı ekleyerek yayımlayacağım diyaloglardan ilki, Ingmar Bergman’ın Yedinci Mühür filminin ünlü açılış sahnesi:

 

.

23 Şubat, 2013

Kubrick, Burgess ve Napolyon


  Stanley Kubrick, bir Anthony Burgess eseri olan Otomatik Portakal’ı sinemaya uyarladıktan sonra, Burgees’tan hakkında bir biyografik film oluşturacağı Napolyon Bonapart için Beethoven’dan esinlenilmiş bir senaryo yazmasını istedi. (Kubrick başka bir vakitte bu film için, yapılmış en iyi film olacağını umduğunu söylemiştir.)

  Burgess, 1972 Haziran’ında taslağının ilk bölümünü Kubrick’e ulaştırdı ve reddedildi. Kubrick yazarın senaryosunu reddedetme nedenini, Türkçeye çevirdiğim aşağıdaki mektubunda açıklıyordu.

  Burgess daha sonra bu senaryoyu kullanarak ve Beethoven’ın Napolyon’a ithafen yarattığı Eroica’nın yapısını örnek alarak yazdığı eseri, Napolyon Senfonisi ismiyle yayımladı.

 

  Sevgili Anthony,

  Benim açımdan gerçekleştirilmesinin olduğu kadar senin için de okunmasının çok zor olduğu bir görev olan bu mektubu nasıl yazacağımı bilmediğimi söyleyerek başlamalıyım.

  Sen çok parlak ve başarılı bir yazarsın ve ben senin öyle büyük bir hayranınım ki, Napolyon Senfonisi’nin neden bu denli harika olduğunun sebeplerini sıralayıp sana büyüklük taslayamam. Fakat aynı zamanda, seninle olan arkadaşlığımızın devam edeceğini umarak, taslağının Napolyon’un hayatı hakkında bir film yapmam için bana yardımcı olacak bir çalışma olmadığını söylemeliyim. Taslağın kaydadeğer başarılı noktaları olmasına rağmen, bana göre, iki önemli soruna da çözüm getirmiyor: Tarihi ve karakteri önemsizleştirmeden iyi bir öykü oluşturmak (ve olası zaman sekanslarının yeniden yapılandırılması) ve tarihsel bir gerçek veya basitçe farkedilebilen bir açıklama tarafından engellenmeksizin gerçekçi bir diyalog sağlamak.

  Mektubun içeriğinin ikimiz için de daha memnun edici ve faydalı olmadığı için çok üzgünüm ve tüm bunları söyledikten sonra, bunu denediğin için sana sadece teşekkür edebilirim ve sanatçı kişiliğine duyduğum hayranlığımı ve saygımı ve şahsiyetine olan samimiyetimi ve arkadaşlığımı kabul etmeye devam edeceğini umuyorum.

  Saygılarımla

  Stanley

 

   Bağlantılar:

- Mektubun Kaynağı

.

04 Şubat, 2013

Mutluluk Nedir? ~ “Ladri di Biciclette”


  Bazen bir filmin, melodinin ya da şiirin kendi dalında önemli bir eser olduğunuzu bilmenize rağmen sizin için bir şeyler ifade etmediğinizi düşünürsünüz. Çoğu örnekte bunu kişinin kendi kavrayış eksikliğine yormak gerekir. Çeşit çeşit eserin kişiye hitap etmesini sağlayabilmek, o kişinin esere ve hayata olan kavrayışını geliştirmesiyle mümkündür. Bu da, daha çok okumak, daha ‘güzel’ uğraşlara zaman ayırmakla mümkündür. Ayrıca bu kavrayışın yaşlandıkça (salt yaşamanın getirisi olarak) artacağını iddia eden birini de tamamen reddetmem de mümkün olmayacaktır.

  Tabii ki esere karşı hissiyatsız olma hali, her durumda kişinin eksikliği değildir. Bir eser tüm insanlığın ortak manevi değerlerine seslense dahi, kişinin o duyguya bağlı düşüncelerini tetiklemeyebilir.

  Bunun tam aksi örnekler ise zihninizde hiç unutamayacağınız anekdotların oluşmasını sağlar. Hem herkes için önemli ve değerli olduğunu bildiğiniz ve yine de sizden başka kimsenin bilmediği anıları ve hisleri tetikleyen eserler, asıl değerli olanlarıdır.

  Bisiklet Hırsızları önemli bir filmdir. Bunu belirtmeme rağmen yine de benim için neden bu kadar önemli olduğunu bilemeyeceksiniz.

  Bisiklet Hırsızları baba-oğul ilişkisini en etkileyici biçimde anlatan filmlerden biri, belki de birincisidir. Bunu belirtmeme rağmen yine de benim için bu baba-oğul ilişkisini hangi yönden ele alışı bu ölçüde değerli, bunu bilemeyeceksiniz.

  Bisiklet Hırsızları mutluluğu en çarpıcı haliyle anlatan filmlerden biridir. Bunu belirtmeme rağmen beni hangi yönden tahrik ederek mutluluk hissiyatı veriyor, bunu da bilemeyeceksiniz.

  Hem herkes için önemli olduğunu bildiğiniz ve fakat sizdeki değerinin ölçüsünü ve sebebini kimsenin bilmediği eserler bizim için sahici önem taşırlar.

  Benim için mutluluk, Bisiklet Hırsızları filmindeki yemek sahnesidir. (Nedir?)


  TDK: (isim) - Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut (I),ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik.

 

:

  Bağlantılar:

- Nedir?

.

26 Temmuz, 2012

Tarkovski’nin Seçimi – On Film


   İlgili Gönderiler:

- "Bir Sineastın Portresi: Tarkovski ile Filmleri Üzerine" Başlıklı Röportaj Üzerine

- Sanat için Harcadığınız Vakit ve Tarkovski Yanılgısı


  tarkytopten

  Sight and Sound dergisinin Mart 1993 sayısında, belgesel yapımcısı Tom Lasica’nın film eleştirmeni (tarihçisi) Leonid Kozlov ile ettiği bir sohbet bulunuyor. Bu sohbette Kozlov, 1972 yılında Andrey Tarkovski’yle gerçekleştirdiği bir diyalogdan bahsediyor.

  Açık bir pencerenin kenarında çeşitli konularla ilgili atıp tutarlarken, Kozlov Tarkovski’den en sevdiği on (civarı) filmin  listesini yapmasını istiyor. Kozlov’un sorusunu çok ciddiye alan Tarkovski, birkaç dakika düşünüp kağıt kalem alarak bazı yönetmenlerin isimlerini yazmaya başlıyor:

    “Bunuel, Mizoguchi, Bergman, Bresson, Kurosawa, Antonioni, Vigo”…”Dreyer”.

    Daha sonra film listesini oluşturarak bunları numaralandırıyor. Liste hazır gibi gözüküyor fakat Tarkovski son bir hamleyle listeye bir film daha ekliyor:

   “City Lights” (Şehir Işıkları).

  Tarkovski’nin o gün yaptığı listedeki filmleri aşağıdaki bölümde inceleyebilirsiniz.

 

10 - Suna no onna          9 – Mouchette                  8 – Persona

Suna no onna

            Mouchette             Persona  

.

        7 - Shichinin no samurai               6 – Ugetsu Monogatari

        Shichinin no samurai                            Ugetsu monogatari

 

5 – City Lights                   4 – Smultronstället          3 - Nazarín

City Lights             Smultronstället              Nazarin

 

         2 – Nattvardsgästerna           1 - Journal d'un curé de campagne

         Nattvardsgästerna                     Journal d'un curé de campagne

 

   Bağlantılar:

- Nostalghia (Dergi görüntüsünün kaynağı)

.

13 Haziran, 2012

Alfred Hitchcock’ın Cameo Rolleri


   İlgili Gönderiler:

- Arka Pencere



  Cameo, bir gösteride tanınmış bir kişinin çoğunlukla fark edilmeyecek derecede küçük bir rolde kısa bir süreliğine gözükmesine verilen addır. İzlediğimiz birçok filmde biz ayırt edemeden geçip giden cameo rolleri en aktif kullanan kişilerden biri, belki de birincisi yönetmen Alfred Hitchcock’tır.

  2008 yılında bir Youtube kullanıcısı tarafından Hitchcock’ın çoğu filminde var olan ve kendisinin rol aldığı cameo görüntülerinin derlenmesiyle oluşturulan videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

 

.

13 Nisan, 2012

Arka Pencere


  - Kadınlar artık mızmızlanmıyorlar, tartışıyorlar…

 

  Kayda değer sanat eserlerinin üzerine laf ebeliği yapılmasından ve bu eserlerin birer deneysel çalışma gibi bölünüp parçalanmasından hoşlanmadığımı ifade etmeliyim. Övgü, yergi, eğlence ya da tespit amacıyla eserin bir bölümünün yeniden işlenmesinden, değiştirilmesinden, teknolojik işlemlerden geçirilmesinden yahut eseri –günün şartlarına göre- yeniden yorumlayarak ortaya bir başka eser çıkarılmasından uzak durulması gerektiği kanaatindeyim.

  Böyle düşünmemin önemli bir nedeni, izleyici, dinleyici ve okuyucuya deneysel bir ürün sunmanın sanata ve güzelliğe ters düştüğünü düşünmemdir. Fakat detaylandırmayacağım bu konu, manipülasyondan hoşlanmama nedenlerimin yeganesi değildir. Genellikle bu tip uğraşların -sanata ulaşma anlamında- başarısız ve ruhsuz olmaları, izleyici, dinleyici ve okuyucu olarak beni, çalışmanın henüz ilk aşamasında ortaya konacak üründen soğutmaktadır.

  Arka Pencere başlıklı bu gönderinin amacı ise, tüm bu yazdıklarımı haksız çıkaracak bir örneği ortaya koymaktır.

  Alfred Hitchcock’un Arka Pencere (Rear Window) isimli filmi, büyükçe bir pencereden etrafı gözleyen bir adamın gözünden bazı hikayeleri içerir. Arka Pencere, tespitleriyle, yarattığı karakterlerle, hikayesiyle ve diyaloglarıyla, renkleriyle ve mekanıyla muhteşem bir filmdir.

  Gönderinin bahis mevzusu ise, kısa bir röportajını da okuyabileceğiniz Jeff Desom isimli kişinin Arka Pencere filminin komşuların gözetlendiği sahnelerinin hızlandırılmış (time-lapse) çekim ile After Effects ve Photoshop yazılımları yardımıyla kayıt altına alınmasıdır. Arka Pencere filmini daha önce izlediyseniz, -tüm kötülemelerime ve aksi yöndeki iddialarıma rağmen- türünün güzel bir örneği ve bir manipülasyon olan aşağıdaki üç dakikalık videonun da çok hoşunuza gideceğinin garantisini verebilirim. Filmi henüz izlemediyseniz, aşağıdaki videodan –filmle ilgili herhangi bir ipucu vermemesine rağmen- filmi izledikten sonra haz alacağınızı tahmin ediyorum. Düzenlenmiş bu kaydın müziği ise, bir diğer sanat eserinin düzenlemesinden ibaret: Johannes Brahms – Macar Dansları no. 5

 

 

   Bağlantılar:

- Çalışmanın ana sayfası

.

18 Mart, 2012

Fellini’nin Kubrick’e Telgrafı


  İlgili Gönderiler:

- Kubrick’in Anlatımıyla 2001: Bir Uzay Destanı’nın Konusu

- Kubrick Fotoğrafları


    Bu telgraf, 1968 yılında, Stanley Kubrick’in 2001: A Space Odyssey (Bir Uzay Destanı) filminin gösteriminden kısa bir süre sonra Federico Fellini’nin Kubrick’e gönderdiği mesajı içermektedir.

  Fellini’nin filmden aldığı hazzın iki cümlelik özetinin Türkçesi şu şekildedir:

  “Sevgili Stanley

  Filmini dün izledim ve coşkumdan  heyecanımdan sana bahsetme ihtiyacı  hissettim

  Sana gittiğin yolda bol şans dilerim”

  -Federico Fellini

 

 

  Bağlantılar:

- Kaynak: 12

.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 
Web Analytics